24 Ağustos 2010 Salı

İLETİŞİM

İletişimin iki insanın karşılıklı olarak birbirine kendilerini ifade etmeleri olarak tanımlanabilir. Bu tanımı genişletirsek iki insanın birbirine ifade ettiklerinide değerlendirip iletişimi devam ettirdiklerini söyleyebiliriz. Ancak kadın ve erkek iletişiminde durum bu şekilde gerçekleşmiyor diye düşünüyorum.

Çünkü bir kadın çogunlukla duygularını anlatmak istiyor ve duygularını anlatırken aslında erkekte onları yorumlamasını değil veya bir cevap vermesini değil sadece kendisini dikkatle dinlemesini ve anladığını belirtmesini bekliyor.

İleriki yaşlarda çiftler fikirlerini paylaşabilirken daha genç yaşlarda bu tartışma halini alabiliyor. Kadınların kendi içlerindeki iletişimde de birbirlerinin söylediklerine  ''Evet canım ne güzel söyledin, sonuna kadar haklısın' deyip sonra arkadan 'bana böyle söyledi gerçekten inanabiliyor musun?' diyebilenler oluyor.

Aslında iletişimde ne düşündüğünü insan tam olarak ifade etmezse bu bir iletişim olmuyor ki.

İlişkileri bozulan çiftlerde de bu durumun önemli rol oynadığını düşünüyorum. iki tarafta gerçek düşüncelerini ifade etmiyor ve bu durum sürekli tekrarlanıyor ve en sonunda bu iki insan hiç anlaşamayan iki insan oluyor.
Belki düşüncelerini önceden ifade etseler, anlaşamayacakları çok önceden belli olabilir.

22 Ağustos 2010 Pazar

İNSAN İLİŞKİLERİ

Çoğumuz dostları veya arkadaşları olduğunu düşünmekte; ancak kaçımız bu dost ve arkadaşlarının gerçekten samimi olduklarına inanıyor?
Modern teknolojinin bize sunmuş olduğu olanaklar acaba bizi tembelliğe doğru mu itiyor? Arkadaşımızla görüşmek yerine mesajlaşmak kolayımıza geliyor.
Bir program dahilinde dışarı çıkmak için toplanmak dışında birbirleriyle konuşmıyanlar var. Aslında konuşmak da yeterli değil iki insanın iletişiminden bahsedemiyoruz. Birbirini dinlemek o insanın duygularını da hissetmek ve anlamak manasına geliyor. Kafamızdaki düşüncelerle o kadar meşguluz ki değil hissetmek karşımızdakinin söylediklerini bile tam olarak dinlemiyor ve anlamıyoruz.
Bence bir kişiyi anlamak ancak onun nasıl hissettiğini anlamakla mümkün olabilir. Fakat bunun tam zıttı olarak insanlar duygularını saklamaya başlıyor, dışarıya karşı belirli bir imaj veriliyor. Ne kadar samimi ve içten olursak o kadar mutlu olacağımız ortada iken.